

Tarihsel bir felsefi karakter olarak Sokrates’i herkes bilir ama kim onu gerçekten tanıyor? Sahiden yaşamış bir şahısla mı, yoksa yüzyılların yoğurduğu bir maskeyle mi karşı karşıyayız? Pierre Hadot, Sokrates’e Övgü metninde bu soruyu yeniden gündeme getiriyor. Bir zaman makinemiz olmadıkça gerçek Sokrates’i tanımak artık mümkün değilse bile felsefe tarihi uzmanı Hadot felsefi bir jest olarak Sokrates’i pek çok boyutuyla anlamamıza yardımcı oluyor. Platon’un diyaloglarından Kierkegaard ve Nietzsche’ye uzanan düşünce hattında Sokrates’in felsefe tarihinde neye dönüştüğünü gösterirken, felsefenin sadece metinlerden ibaret olmadığını, bir yaşam biçimi olduğunu da hatırlatıyor. Bu bakış açısı okura, Sokrates üzerinden felsefenin kendisini yeniden düşünme fırsatı sunuyor.